Etiketler

,

Saat farkina alisamadigim icin öglen 3’te bastiran uykulari dönem dizisine sarmak suretiyle erteledim. Dolayisiyla yoklugumda bir dizinin tüm sezonlarini bitirdim. Dizi basliktaki gibidir; Lark Rise to Candleford. Kendisi, Flora Thompson’in otobiyografik romaninin bir uyarlamasiymis. Basarili bir uyarlama mi? Hayir, cok sadik kalinmamis anladigim kadariyla. Fekat dizi basarili mi? Evet.

Bir kere dizideki dantel, korse, kurdaaaagleee vb. tipik bir Victorian dönem kipirdaginda olmasi beklenenden az biraz degisik. Ortam bildigin köy ve köyden hallice kasaba. Hikayesi anlatilan insanlar da soylu, asilzade vb. degil. Ingiliz tasrasi, postahane, degisim, insan iliskileri temamiz. Ilk bir kac bölümü atlatirsaniz, dizi nostaljik kacisi bir nevi istasyondaki pastahane tadinda didaktik bir sekilde sagliyor. Bir sekilde ben hepsini izleyiverdim. Nöel zamani BBC’den sürpris bir treat beklemiyor degilim. Biraktiklari yer, geri dönüse gayet müsait.

Dizinin her bölümünde bir tema, bir arinma, bir birlik beraberlik, sevgi pitircikligi var. Karakterler cesitli. Cogu tatli bile. Ben nedense Timmins anneyi cok itici buldum. Ses tonu ve vurgusu itibariyle. Bu abla Cranford`da, Gosford Park’ta ve Pride ve Prejudice`da da oynamis ve cok gözüme batmamisti. Burada nedense kil oldum kendisine. Baba Timmins ise son sezonda Downton Abbey ve Lark Rise arasinda mekik dokumaktan yorulmus olsa gerek, hic gözükmedi. Bu nedenle anne Timmins daha cok ortaliktaydi.

Favori karakterim olmadigi gibi Minnie ve Margaret’i sevdim diyebilirim. Dorcas Lane abla bir pillar gibi oldugu icin onu saymadim. Bu abla eski Pride and Prejudice’da 30’larindayken Lydia’yi oynamisti. Orada ne kadar sakilse, burada cidden parlamis diyebilirim. Ikinci ana karakter Laura ve miyminti sesi, inci sözlük tabiriyle tam bir liseli profili. Tahammül sinirlarini cok zorlayan bir ergen degil, zaman zaman onun ask hayatini dahi takip ederken bulabilirsiniz kendinizi. Simdi dizi de siddet, kan, revan yok, hep bir gerilim, sir, bir bilinmezlik ve bölüm sonunda bunun cözümü var. Ara ara hikayelerde fantastik ögeler var. Hayaletten aciklanamaz ic güdülere kadar. Bozuyor mu, bozuyor ama  zorlama da olsa gene izleniyor bu bölümler.

Degisimi güzel anlatmis. Saat üzerine düsünmedim degil. Dorcas Lane ablanin gönülcelenleri nedense hep Byronic islenmis. Coupling’den Patrick asina oldugumuz tipi haric tutarim. Zaten bu kimdi bu kimdi diye düsünüp durdum ilk bölümler. Hikayenin o kismi da hos, buruk.

Hmm, simdi cok övmemisim gibi ama ben dizi bitirince bosluga düstüm. Sanirim üst üste cok fazla bölüm izledigim icin inandirici geldi bana. Cidden bu karakterler orda bir yerde yasiyormus gibi. Dedigim gibi bir nöel özel bölümü gelebilir, bu yil olmasa da seneye.

Böyle yagmurlu bir haftasonu, kupanizi, kedinizi, battaniyenizi alin baslayin. 4 sezon. 4. sezon 6 bölümlük, digerleri 12 sanirim. Her bölüm 60 dk civari.

Reklamlar